İspiyoncular Tarihi

Her şey Süleyman'ın bir ders zilinden sonra can ciğer arkadaşlarını, can yoldaşlarını, gizlice bir kağıda "İşte konuşan piçler!" şeklinde fişlemesi ile başladı. Bu, ileride ilk ispiyonculuk ve casusluk olayı olarak tarihi kayıtlara geçecekti. İstihbarat servislerinin de doğuşuna vesile olacak olan bu cibilliyetsiz ihanet olayı Süleyman için küçük ama FBI için, CIA için, KGB için, için yanar için bir içim su için, MİT için çok büyük bir adım olmuştu nihayetinde.

Süleyman'ın istihbarat bilgilerini öğretmenine verdikten sonra sınıfta gerçekleşen katliam olayını sırıtarak izlediğine dair belgeler elimde şu an mevcut. Bunun nasıl bir hainlik ve nasıl meymenetsiz bir karakterizasyon olduğu şimdiye kadar hiç bir tarihçi tarafından çözülememiş, belli bir sınıflandırmaya maalesef tabi tutulamamıştır.

O gün Süleyman'ın sınıfta gerçekleştirdiği bu sessiz ama etkili casusluk olayı sınıfta bir devrim etkisi yarattı. Büyük sıra dayağı katliamının ardından ders zili çaldıktan sonra kimse bir daha konuşmadı, tüm öğrenciler elinde kalem önünde kağıt, Süleyman'ın bir muadili olarak, konuşacak bir yoldaşını, bir kardeşini, bir sıra arkadaşını öğretmene ispiyonlamak için yarışır hale geldi. Çünkü konuşanlar kağıdına kim sahipse sıra dayağına hükmeden bir otorite de o olacaktı. Fakat hepsi sessiz bir şekilde pusuda olduğu için hiç birisi, hiç birisinin adını kağıtlarına yazamıyordu. Bir yerden sonra bu devrim hareketi iyice çığrından çıkmaya başladı tabi. Öğrenciler fişleme olayı aracılığıyla dayağın otoritesine sahip olma arzusu içinde yanıp tutuşurlarken bu fişleme işini sadece öğretmeni beklerken değil, artık tüm ders boyunca gerçekleştirmeye başladılar. Öğretmen ders anlatırkan onlar fişleyecek bir arkadaşını yakalamak için sınıfta gözlem yapıyorlardı. Hepsi çok dikkatliydi. Bir çıt sesini kaçırmayacak kadar eğitimli kulakları ve bir çıt sesi çıkarmayacak kadar tıpalı ağızları vardı. Sınıfta hem avcı, hem de av durumundaydılar. Kusursuz bir ekosistemin hain üyeleriydiler.

Sonra bir gün Muttalip çıktı ortaya. Standart olmayan, değişik bir fikirle sınıfta büyük bir farklılık yaratmaya çalıştı. Muttalip dersin birinde 'konuşanları fişlemeye çalışıp dersleri dinlemeyen öğrenciler'i fişleyerek tüm sınıfı kağıdına yapıştırdı. Oyunun kuralını bozmuş, dikkati konuşanlardan fişleyenlere kaydırmak istemişti. Aslına bakarsanız sevgili hacutlar, bu da sınıfta Süleymanınki gibi bir casusluk ve ispiyonculuk devrimi yaratabilir, Muttalip adını tarih sayfalarına Süleyman gibi "büyük ispiyoncu" şeklinde yazdırabilirdi. Ne yazık ki olaylar böyle gelişmedi. Muttalip'in bu harekatı, aslına bakarsanız biraz defoluydu.

***

Öğretmen Muttalip'in kağıdını aldı. Kağıtta ismi yazılanları sorgusuz sualsiz sıra dayağına tabi tuttu. Muttalip'in bu katliam sırasında kesinlikle ve kesinlikle sırıtmadığına dair belgeler de elimde mevcuttur. Çünkü o da " 'konuşanları fişlemeye çalışıp dersleri dinlemeyen öğrencileri' fişleyerek dersi dinlemeyen öğrenci " olarak kendini ele vermiş ve ilk dayağı o yemişti. Muttalip sadece arkadaşlarına değil, planındaki bu büyük açık sebebiyle kendine de ihanet etmiş oluyordu aslında.

Muttalip'in bu açığı, öğrencilere casusluğun elbet bir gün gelip casusun kendisini vuracağını öğretmişti. O günden sonra tüm öğrenciler o sınıfta mutlu, mesut ve bahtiyar yaşadılar. Ders zili çaldıktan sonra bile, dağlarda ve kırlarda çoban Peter ile birlikte koşan Heidi gibi hür bir şekilde, pika pika tekerlemesiyle çocukların zihinlerini hunharca sikmiş pikaçu gibi de pozitif elektrikle yüklü olarak sınıfta koştular, bağırdılar, zıpladılar, tabiri caizse sınıfın amına koymaya devam ettiler. Gökten düşen üç elmayı aralarında paylaşacak kadar fedakar, aralarından bir Newton çıkarmak için elmanın altına kafa sokacak kadar cesurdular. Mutaalip sağolsundu.

***

Yine de tarihin bu tozlu sayfalarına gömülmüş kalleşlik öyküsünden ders çıkartmak lazımdı. Bu yüzden tam 63 yıl sonra, 5 - C'lerden Burhanettin, tüm bu olaylar zincirini en ince ayrıntısına kadar anlatan tarihi bir film çekecekti.
"Süleyman ispiyoncuların ilahıydı önce..." diye başlayacaktı karizmatik dış ses.
"...sonra Muttalip peydahladı ve baş yapayım derken göt çıkardı."

Sosyal Medyaya Aktar :

2 yorum

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt