Öksürük Şov

Arkadaş öksürüyor. Öyle bir öksürüyor ki ben diyeyim binlerce, siz deyin milyonlarca mikrop yayıyor etrafa. Çok da pis bir herif zaten. Mikrobun, virüsün biri bin para kendisinde. Soluk verirken çıkardığı her karbondioksit molekülünün bir oksijen atomu kesinlikle hastalıklı, öyle diyeyim. Ya da "öyle bir öksürüyor ki eşkiyalar dağlarda dize geliyor" diyeyim. Beğenmediysen eğer, "çok şahane öksürüyor, her öksürüğü müzikal bir nota gibi kulaklarımda nağmeleniyor" da diyebilirim. Seç beğen al. Hangisini duymak istiyorsan. Hangisi işine geliyorsa! Subjektif bir öksürük nihayetinde. Kimine ters, kimine düz...

Arkadaş öksürüyor. Diğer bir arkadaş sırtına vuruyor. "Helal!" diyor. "Helal ulen!". Anlam vermeye çalışıyorum. Niye helal lan? Nesi helal? "Helal olsun!" diye devam ediyor diğer bir arkadaş. "Helal olsun ulen! Yiğit herif böyle öksürür işte. İnlet şu şehri, hey yavrumm bee!".

Arkadaş öksürüyor. Suratı morarıyor. "Helal!" diyerek sırtına çakmaya devam ediyor diğer bir arkadaş. Diğer bir arkadaşa dönüyor "Helal tabi yaa, herkes böyle öksüremez!" diyor. Diğer bir arkadaş da onu onaylıyor.

Arkadaş, diğer bir arkadaşların "helal" tezahüratları içinde öksürmesini sürdürüyor. Kahvede bir Cem Yılmaz şovundaymışım gibi hissediyorum kendimi. Arkadaşın öksürük şovu belli ki tutuyor diğer bir arkadaşların arasında. Bedava şov nihayetinde. İki çay parasına, bir de yutulan birkaç çeşit mikrop hatrına yakışıyor "helal" sloganları böyle güzide bir ortama. Murat abi çayları yeniliyor. İki masa ötede tavlalar kapanıyor, iskambiller bir daha kesilmemecesine toplanıp bir kenara konuluyor. Potansiyel bataklar, öksüren arkadaş sayesinde batmaktan kılpayı yırtıyor. Öksürük bitip oyunlar tekrar başlamadan kahvehaneden hemen sıvışabilme derdindeler hepsi. Ne de çok potansiyel batak varmış meğerse bu kahvede. Şaşırıyorum.

Arkadaş öksürüyor. Artık mor da değil suratı. Sarı. Sapsarı. Bazen kırmızı. Bilmiyorum. Çok değişik. Suratı var mı yok mu o bile belli değil aslında. Komple ağızmış gibi gözüküyor bulunduğum yerden. Arada bir dili girip girip çıkıyor. O kadar. Etrafındaki diğer bir arkadaşlar çıldırmış gibiler artık. Kimisi arkadaşın sırtına, kimisi kafasına çakıyor bir tane "helal" niyetine. Kimisi tokatlıyor o koca ağzı. Saçında sigara söndüren bile var. Resmen dehşet. Koca bir vahşet. Korkuyorum. Çayımı bir dikişte bitirip çıkmak için kalkıyorum.

Derken inanılmaz bir desibelle hapşuruyorum. Bir sessizlik oluyor ortamda. Derin, koca bir sessizlik. Arkadaş bile öksürmüyor artık. O da susmuş. Anlaşılan öksürük şovunun modası o an bitiyor. İstemeden yeni bir şov başlatıyorum. Diğer bir arkadaşlar bana bakıyor. Kimisi sırıtıyor, kimisi masum bir bebek saflığında tebessüm ediyor. "Çok yaşa aslanım!" diyor biri. "O ne biçim hapşuruktu lan! Helal valla!" diyor bir diğeri. Alelacele kapıya doğru bir hamle yapıyorum. Ama yetişemiyorum. Diğer bir arkadaşlar çok atik. Etrafım çabuk sarılıyor. Döve döve çok yaşatıyorlar beni. Allah'ıma kitabıma. Vallaha bak...

Sosyal Medyaya Aktar :

3 yorum

  1. 10 Numara yazı diye buna derim!

    YanıtlaSil
  2. Süper olmuş, o ne biçim hapşuruktu helal valla. :D

    YanıtlaSil
  3. Uzun zamandır böyle gülmemiştim. Helal!

    YanıtlaSil

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt