Ben Süper İnanırım

"28 yaşındaki nobel ödüllü ünlü bilimadamı geçen gece Reina'da hangi ünlü mankenle yakalandı?"

Lisede okurken işte benim böyle hayallerim vardı azizim. Manşetler beni yazacak, Türkiye beni konuşacaktı. Alman gazeteler "İşte tüm Türkiye'nin konuştuğu Türk" gibi özellikle Türk gurbetçilerini meraklandıracak deli manşetler atacaktı. Ben gelecekte süper bir bilimadamı olacak, sadece olmakla kalmayacak Nobel ödüllerini de silip süpürecektim. Bunun yanında Reina'da mankenlerle takılacağıma göre bok gibi de param olacaktı demek ki. Nasıl olacağını bilmemekle birlikte bir şekilde olacağına inanıyordum. Hatta sadece bunlara inanmakla kalmıyor, ilerleyen yıllarda NASA'nın, Mars'ta yürüteceği görevlerde Mars'a gidip bizzat olay yerinde canlı organizmalarla deneyler yapacak genetikçi kontenjanını doldurmak için beni çağıracağına, ve hatta orada iki-üç alien ile de bol adrenalinli maceralar yaşayacağıma dahi inanarak inanç sınırlarını bir bir aşıyor, limitlerin amına koyuyor, dindarım ben diye geçinen inançlıları kendilerinden utandırıyordum. Dünyada genetik alanında tek alternatif olacağıma, adımın kitaplara Gregor Mendel gibi geçeceğine, ileride yapacağım biyoloji tarihinde dönüm noktası olacak deneylerimle ilgili ÖSS'de test sorularının çıkacağına inanıyordum. Neden bende bir Toriçelli olmayaydım? Neden ben de bir Newton gibi, bir Pasteur gibi lise kitaplarına geçmeyeydim? Ben bunların hepsine inanıyordum. Ben bir inanç ilahıydım ve gerçekçi bir bilimadamı olma yolunun başında bu kadar gerçekdışı ihtimallere  olur gözüyle bakarak daha ilk dakikalarda  koca bir ERRÖR verdiğimi henüz bilmiyordum.

Şimdi 24 yaşındayım. Yazıyla yirmi dört. Hedeflerimi gerçekleştirebilmek için  sadece dört yılım kaldı. Ortada ne Nobel ödülü kazanacak bir projem, ne peşimden koşturan kıvırcık saçlı meymenetsiz magazinciler, ne Reina'nın kapısından içeri birlikte girebileceğim bir manken sevgilim, ne de girsek bile ona ısmarlayabileceğim bir şişe bira param var. Ama olsun. Ve fakat bunca hayal kırıklığının üzerine ben inanmaktan yine de hiç yılmadım, hiç korkmadım biliyor musun? İnanıyorum azizim. Benden değil dört sene, on dört sene sonra bile bir sikim olmayacağına deliler gibi inanıyorum şimdi. Çılgınlar gibi inanmanın keyfi çok ayrı. Sen de inan azizim. Önemli olan neye inandığın değil, önemli olan bir şeye inanmak. Ben inandım, sizler de inanın. Hem bedava.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt