Rabbime Sordum, Karper Dedi

=> Simit arabasının camına "Karper Peynir Gelmiştir" diye duyuru asan simitçi gördüm ben ya. Aylardır karper peynirin hasretini çeken mahallelinin mutluluğunu düşünebiliyor musun he hacı? Her şeyden çok bekledikleri o karper peynir, o yolunu gözledikleri, o can parçası, o gözlerdeki umut, o yürek diye çıkarıp masaya vurdukları, o hüzün, o hazin, o hazan yaprakları... Hepsi, bir sabah karper peynir kamyonunun kaldırıma park edip, karperci görevlilerin iki tekerlekli simit arabasına peynir nakli yapmalarıyla ihya oldu. Ve hepsi, son peynir tanesinin de simit arabasına yüklenmesi akabinde, göklerdeki yıldızlar kadar parlayarak ay ışığının da yardımıyla sevginin ve saygının kucağına düştüler. Tabi ki bir sabah vakti ay ışığından yardım almak güçtür hacı, fakat derler ki, bir karper sevdalısı, gözlerinden hiç ayırmadığı ay ışığının kucağında elbet bir sabah ninni söyleyecektir. Efsane bu ya, bir gün bu kehaneti duyan peynir kralı çok sinirlenmiş. Sinirlenmek ne kelime. O kadar kızmış, o kadar köpürmüş, o kadar ateş basmış ki, feci şekilde havalara girmiş. Hava ama ne hava! Vücudu o kızgın ateşle o kadar genleşmiş ki balon olmuş, uçmuş, gitmiş adam. Öyle havalara girmiş yani. Allah yardımcısı olsun bence onun. Yani baya uçup gitmiş, dağlar, tepeler, okyanuslar aşmış. Yoksa niye yardımcısı olsun, olmasın bırak. Ama olsun da bi' yerde yani, yazık lan. Ta nerelere gitmiş. Rabbime sordum, Cleveland dedi.


=> Benim bir arkadaş var, o kadar çok ağırlık kaldırdı, vücudunu öyle geliştirdi ki, kasları en sonunda bilinç kazandı. Apayrı birer varlık oldular. Bağımsızlık mücadelesi veren bu kaslar, bir sabah arkadaşın vücudunu terk ederek özgür dünyaya aktılar. O şimdi kassız.

=> Çocuklarına her hafta 3 doz "Yemedim yedirdim, Giymedim giydirdim" nutukları çeken anne ve babanın futbolcu olan oğullarının bir maç sonrasında verdiği röportaj: "Bu maçta gol atmadım ama attırdım. Taç kullanmadım ama kullandırttım. Asist yapmadım ama yaptırttım. Penaltı kurtarmadım ama kullandığım penaltıyla onu bile kurtarttırdım. Bir oyuncudan daha ne bekler ki bir takım? Değerimi bil ey taraftar!"

=> Hadi kasları geliştirdin, sonra da isyanı bastıramayıp onları kaybettin, olsun, sana yine hayat devam eder. Ali'ye de eder. Hatta Mahmut'a da devam eder. Sen yine yaşarsın, yine sever, yine sevilirsin. Mahmut ile Ali de yaşar, sever ve sevilirler. Nihayetinde hayati bir problem teşkil etmez yani. Giden kas olsun, mühim değil. Ama bir düşünsene, ya spor salonunda değil de geceleri yatakta spor yaparak gelişim göstermeye çalışsaydın? Ya çok gelişen küçük Behlül özgürlüğü için isyan başlatsaydı? Ya onu durduramasaydın? İşte o zaman hayat Ali'ye devam ederdi. Mahmut'a da ederdi. Ama bence sana etmezdi.

=> Yaptığım resme, birer saniyelik iki bakışta 73 puan veren resim öğretmenim oldu benim. Hiç anlamadım. 70 ya da 75'i anlardım. 73'ü anlamadım. Bir gün yine 73 aldığım başka bir sınıf içi resim festivalinde "2 puanı nerden kırdın lan godoş?" diye sorduğumda, bana "2 puanı nerden kırdığımı değil, 3 puanı nerden verdiğimi düşünmelisin bence" diyerek beni felsefeyle tanıştıran resim öğretmeni de aynı kişiydi. Hatta bir keresinde, çizdiğim 'tahta başında soru çözen öğrenci' temalı bir resimde öğrenciye dört işlemi yanlış yaptırttığımı görüp, işlemin doğrusunu bana öğreten, bana matematiği sevdiren resim öğretmenim de oydu. Tüm bunların dışında bir keresinde de, 'kesilmiş kedi' temalı resmime baktıktan sonra, bana bunu çizdirten sosyal toplumun etkileri üzerine muazzam analizler yapmasını da es geçmek istemem. Onun sayesinde sosyal bilgiler dersini de sevmişimdir. Ağalar, öyle bir resim öğretmenim oldu ki benim; bana resmi hiç sevdirtemedi kaltak.

=> Ve ben gün geçtikçe büyüyen göbeğimin, arkadaşımın o özgürlük düşkünü, vücut haini kaslarını örnek alacağından korkuyorum. Allah'ım bunu bana yaşatma sakın. Çünkü göbek bu, giderken yanında kimbilir nereleri götürür. Doymaz o şerefsiz!
Sosyal Medyaya Aktar :

5 yorum

  1. ahahhahahahah

    abi gene döktürmüşsün ama bir yerde mantık hatası var :D

    Eğer gol atmamış attırmışsa asist yapmış olur :P

    Her hafta dört gözle bekliyorum(z)

    YanıtlaSil
  2. Erol; rakibe gol attırmışsa asist olmaz :D

    YanıtlaSil
  3. Bu kasların özgürlük düşkünü olup olmadığının tespitini önceden yapmak ya da göbeğin götüreceği kesimi tespit etmek mümkün mü ? Ona göre bi' gelecek inşa etmeliyim de.. :)

    YanıtlaSil
  4. Erol, Tembel'in dediği gibi. Ne şekilde attırdığını bilmiyoruz :)

    Burak, geleceğini risklerin üzerine değil, mütevazi planların üzerine kur derim. :)

    YanıtlaSil
  5. çok güldüm okurken=) hep böyle devam edin. henüz yeni keşfettim blogunuzu, ama artık takipteyim=) benim bloguma da beklerim bu arada

    YanıtlaSil

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt