Otostopçunun Facebook Rehberi

=> Kısa bir aradan sonra merhaba. Bilmem kaç senelik '.com' uzantımı, o baba yadigarını, o saf, o temiz, o cıvıl cıvıl, o içine yüreğimi koyduğumu, her sene cebimden 15 lira civarı bir meblağ götüren o amuagoduumu, Galatasaray'ın Ali Samiyen'i terk etmesi gibi terk ettim geçen sene. Hiç ağlamadım, çünkü ağlamak yakışmıyordu 2012'de adama.

'.org' hep daha asil gelmişti zaten bana. Böyle daha iyi oldu. Zaten daha iyi olacağını biliyordum. Hem yazıldığı gibi okunuyor. Org yazıyorsun, org okuyorsun. Org bile çalabilirsin. Ama com çalamazsın. Kom bile olmaz. Olmaz. 

=> Zamanında otostop çekerken, yanımızdan BMW'sinin içinde gülerek geçen zengin tiki kızı Seval'i ve dökülmüş Toros'unun içinden bize küfrederek tozu dumana katan altı çocuk babası gariban Yahya abiyi hatırlıyorum da... Ne günlermiş. Nasıl bir toplumsal sınıfın elemanıysak artık o zamanlar, hem üsttekinden hem alttakinden siktir yemişiz. Üzülmüşüz. Ağlamışız. Evet, hem de çok ağlamışız. Çünkü ağlamak yakışıyormuş Haziran'da adama.


Aslında adamın adı Yahya mıydı emin değilim. Ama Yahyalık bir tipi vardı. Bariz. Gözlerinin altında her biri üç çocuğa işaret eden belirgin torbalar; ve ağızdaki sigaranın küfür ederken oynayan dudaklarının etkisiyle aşağı ve yukarı -H harfine işaret eden- harmonik sallanışı; ve bu sallanışla beraber ütüsüz kareli kırmızı gömleğe düşen küllerin yarattığı -A harfine işaret eden- yüce ahenk; ve kaşlardaki Y harfine işaret eden o muazzam çatıklık… Bence kendini bu kadar çabuk ele veren dünyanın en belirgin Yahya abisiydi o. Arkada altı tane küçük Yahya'sı ile birlikte, yan koltukta co-pilotu karısı Neriman, kimbilir nereye gezmeye, hangi elleri öpmeye gidiyorlardı. Belki Hamza dayının halini hatrını soracaklardı, belki Rıza eniştenin bayramını kutlayacaklardı. Bilemezsin ki. Ama o tiki kızın, Seval'in, sevgilisi Hasanberk'e çaktırmaya gittiğini biliyordum. Adım gibi emindim. Gözleri öyle söylüyordu çünkü. Vajinal yollarım diyordu o gözler, tıkandı, tıkandım, bi pompalattırıp açtırıcam, rahata ericem diyordu. Ama hani ben diye soruyordu benim gözlerim. Sen anca otuz bir diye eziyordu onunkiler. Havaya bakan baş parmağım ölümümü emredercesine yavaşça aşağıya iniyordu ve ben gözlerimi kapıyordum. Seval ve arabası kahkahalar atarak yanımdan hızla geçiyordu. Gidiyordu.

=> Kendimi güzel kızların ortasındayken bir Türk gölü haline gelmiş Karadeniz gibi hissediyorum. Hırçın ve tutkulu... Kıyılara amansızca dalga sallayan... Görse Fatih Sultan Mehmet benimle gurur duyardı. Eğer bilse, Nuri Alço da benimle gurur duyardı. Fatih Sultan Mehmet ve Nuri Alço hangi ortak noktada buluşabilir diye sorsalar sana, artık sen de vereceğin cevabı biliyorsun.

=> Ben zamanında taksiye de otostop çektim. Taksicilerin, otostopçulara nah çekerek cevap verdiklerini o zaman öğrendim.

=> Dünyanın en büyük çelişkileri top 10 listesine giremese bile bence top 20'de kesinlikle kendisine yer bulacak kişidir seyyar emlakçı. Seyyar emlakçı ya, daha kendine ofis bulamamış, sözde millete ev ayarlayacak, arazi beğendirecek. Olmasın emlakçının böylesi. Olmasın seyyarın emlakçısı.

Bu piyasayı iyi biliyorsan eğer, yahu olum, zaten öyle bi emlakçı stayla yok ki diyebilirsin. Nitekim muhtemelen haklısındır da. Ben düşünemiyorum çünkü kamyonetle kapı kapı dolaşıp ev satmaya çalışan bi emlakçı. Bir ev yüz bin, iki ev yüz elli bin. 

=> Facebook Oscar’a aday olmuştu bir aralar. Ben izledim o filmi. Biliyor musun ben o filmi izledim. O filmde başrolde kim var? Mark Zuckerberg var. Mark Zuckerberg kim? Senin gibi, benim gibi bir adam. İşte fazladan bi’ sitesi var senden benden başka, o kadar. Hatta benim de bi’ sitem var. Bak okuyorsun şu an. Senin niye olmasın? Belki senin de var. E o zaman Zuckerberg’ten aşağı kalır bi’ yanımız yok. Var mı? Yok. İzledim, gördüm, bi’ eksiğimiz yok bizim. Hakkaten yok. Ben o filmi izledim ya, ben o filmi biliyor musun cidden izledim amuagoym. Filmde daha iki senelik Facebookçu Zuckerberg’i tuvalette, orda burda kıstıran kızlar var hacut. Aa sen şu ünlü zickerberg değil misin, hadi sevişelim diyen kızlar var. Ama gel gör ki, yedi senelik Geyik Mühendisiyim bu piyasada, evet tam yedi sene, evet hem de tam bu piyasada, Zuckerberg’ten aşağı kalır hiçbir yanım olmamasına rağmen bir kere olsun da bir kızın gelip, aaa sen Geyik Mühendisi değil misin, hadi sevişelim diyerekten üstüme atladığını görmedim. Ben hiç böyle sevişmedim. Geyik Mühendisi üzerinden ben hiç sevişmek yaşamadım. Ama Zuckerberg Facebook üzerinden bunu yapmış, Zuckerberg sevişmiş. Ağbi, adam sevişmiş yaa!

=> Çünkü sevişmek yakışıyor Temmuz’da adama.

=> Lan yok, '.com'un bokunu yerim aslında. On '.org' birleşse bir '.com' etmez. Hiç istemezdim ondan ayrılmayı ama zamanında parasını ödememişim ben, biliyorsun mu? Gitti. Parasını alamayan Ribery'nin Galatasaray'ı terk etmesi gibi terk etti beni. Çok ağladım, hem de deliler gibi. Çünkü ağlamak yakışıklı duruyormuş 2012'de adama.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt