Süleyman the Mafian

Süleyman çapkın, hatta çapkınlıktan da öte, kızlara kafayı takmış bir mafya babasıydı. Hayatına giren çıkan kızların haddi hesabı yoktu. Bazen bir kız gider, yerine üç kız gelirdi. Yeni gelenlerin üçte ikisi gitse, hemen, kalanların iki katı kadarını Afrika'daki köle pazarlarından satın alırdı, aldırırdı, aldırttırırdı. Biri gelir, diğeri gider, öteki uçar, beriki sıçar, ama içlerinden illa ki biri, ama en az biri, Süleyman'ın silahının tadına bakardı. Aslında bir bakıma, hepsi Süleyman'ın silahlarının tadına bakıyordu zaten. Damarlı olan ilk silahın tadına bakanlar hali hazırda bakmış oluyorlar, ona bakmak istemeyenler illa ki ikinci silahın kurşunlarından kaçamıyorlardı.

Süleyman iyi bir nişancıydı. Vurduğu kızların haddi hesabı yoktu. Günde ortalama beş kız haklardı. Eğer keyfinin yerinde olmadığı veya hasta olduğu bir günde iki kız vurursa, ortalamayı bozmamak için ertesi gün kesinlikle en az sekiz kız patlatırdı. Süleyman onları türlü türlü öldürmeye bayılıyordu. En çok ise, iki ağacın arasına gerdiği bir kızı dört yüz elli sekiz metreden, her iki memesini vurarak katletmeyi severdi.

Sonra Süleyman öldü.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt