Şizofreniyatım - 8

Alo Günlük;

Naptın la, nassın? Bak bugün ne oldu; benim bir arkadaşım var ya, aynı lanet evi paylaştığım. Sabah uyandırdı beni. "Oğlum galk lan ölüyorum!" dedi. Gittim yanına. "Ne var ulan?" diye sert çıktım, "Bi uyutmadın hamuagoym!" dedim. Baktım buna, cevap veremiyo'. Hesabındaki son nefesini "Galk lan ölüyorum" diyerek harcamış meğerse. Gözleriyle anlatmaya çalışıyor bana derdini. Gözünü kırpıyor falan. Kağıt gibi de katlanmış yatakta zavallı. Hemen gittim bir ambulans çağırdım. Bunu da, giyinsin de doktorun karşısına filinta gibi çıksın diye kafasından tutup kaldırdım. Sonra ambulans geldi. Görevliler kapıyı çaldı. Acele bir şekilde "Hemen hastamızı alalım!" dediler. Ben büyük bir soğukkanlılıkla "Arkadaş hazırlanıyor, isterseniz içeriye geçin, böyle ayakta kalmayın!" dedim. Zaten yorgunlarmış onlar da. İçeri geçtiler. "Ne içersiniz?" diye sordum "Çay, kahve, kola?". Çay istediler. Ben çayı hazırladım koydum, bunlar bir güzelcene hüpürdetip içtiler. İşte gündemden falan bahsettik biraz. Ne olacak bu Guiza'nın hali diye sorduk hep birlikte; cevap veremedik. Bazıları ambulansın arkasına takılan arabalardan şikayetçi oldu. "Sanki kuyruk sallıyormuşuz da bize asılıyolarmış gibi hissediyoruz" dedi bayan görevli. "Doğrudur" dedim. Bir başbakanmışım edasıyla bu şikayetlerini defterime not ettim. Gülüşmelerle, latifelerle, sıcacık muhabbetle iyice kanka kıvamına eridik hep birlikte. O sırada arkadaş, takım elbiseyle iki büklüm çıktı odadan. Sanki biraz önce rahatça oturup konuşan biz değilmişiz gibi büyük bir panik haline büründük, hastayı aceleyle alıp hastahaneye götürdük.


Doktor arkadaşı inceledi, cimcikledi, elledi, dürttü. "Siz burada bekleyin ben hemşireyi göndereceğim, serum takacak!" dedi. Bekledik, bekledik. Sonra ufukta, elinde serum şişesiyle afet mi afet bir hemşire göründü. Bize doğru geliyordu. Gözlerimle beyaz üniformasının altında birbiriyle oynaşan iki yarım kürenin arasına katıldım, büyük bir coşkuyla halay çekip çiftetelli oynadık. Ama bu, hemşireyi kesmemiş olacak ki bize doğru fütursuzca gelmeye devam etti. "Oğlum galk lan ölüyorum!" dedim. (Doğruydu, yalan yok.) Arkadaş şaşırdı. Tereddüt etti. "Galk laaan!" diye bağırdım. Korktu, kalktı hemen. Çaktırmadan onun yerine yattım. Hemşire cazibeli adımlarıyla yanıma geldi. "Sok hemşirem!" dedim yorgun bir sesle. "Sok o iğneyi kalbime. Senin elinden olacaksa, komple serum şişesini soksan yine razıyım!" dedim. Meleğimin yüzünde tebessümler uçuştu. İğneyi koluma soktukça soktu. O soktu, ben romantik bir mısra okudum; o soktu, ben eline bir öpücük kondurdum; o soktu, ben inledim; o soktu, ben bu işte bir terslik var ama hadi hayırlısı diye düşündüm. Gülyüzlüm işini bitirince "Gitme, serum bitene kadar bekle!" dedim. Oturdu başucuma, beni seyredaldı. Bizim elemana kaybol anlamında kaş göz hareketi çekmeye başladım. Anlamadı. Ama gitmesi lazımdı, olmazdı böyle. "Bana bir paket cips alır mısın aga, ölüyorum!" dedim. Gitti.

Başbaşa kaldıktan sonra bebeğimle konuştukça konuştuk. Sonra bizim saftirik cipsi getirdi. "Bu birasız gitmez dedim." Gitti bira getirdi. Sonra çerez istedim, sonra nargile istedim, sonra "Yarimin rujunu tazelemek lazım git ruj al, kız ölüyor" dedim. (O da ölüyordu, yalan yok.) Gitti onu da aldı. Garibim kendi hastalığını unutup sanki refakatçi olan oymuş gibi benimle ilgilenmeye başlamıştı. Ama her seferinde hareketleri daha yavaşlıyor, gidip gelme süresi uzuyor, gözlerinin feri daha bir sönüyordu. En sonunda, "Oğlum canım helva çekti lan, git de alıver, ölüyorum" dedim. Gitti bu. Bir daha da gelmedi. Arkadaşa ne oldu ne bitti hala kesin olarak bilmiyorum. Ama büyük bir ihtimalle elinde helvayla gelirken hasta vücuduna yenik düşüp terk etti dünyayı. Ama çok kahraman, çok kral arkadaştı bence. Daha uzun yıllar, 2-3 sene gibi, özlemle anacağım kendisini. Ruhu şad olsun.


***


Akşam eve geldim. Telefona sarıldım. Benim yeni kankaları aradım. "Abi, bugün bir manita yapmışım, tam fantezilik" dedim. "Gelin de kutlayalım bunu bu akşam, tüm ekip gelin!" diyerek eve davet ettim. "Tamam kanka geliyoruz" dediler. "Ambulansla gelin lan, içerken komaya gireriz belki, belli olmaz, aşağıda hazır bulunsun" dedim. "Ayıpsın kanka!" dediler. "Aslanlarım" dedim. "Sizin şikayetlerinizi de birbir halledecem lan, şerefsizim!" dedim. Telefonu kapadım.

Bak siren seslerini duyuyorum günlük. Geliyorlar.
Hadi kapa...
Hadi...
Sen kapa...
KAPASANA LAN!
Sosyal Medyaya Aktar :

5 yorum

  1. temsili hemşire fotoğrafıda içimi hafiften kıpraştırmadı değil. :)

    YanıtlaSil
  2. Vallahi hemşire beni de etkiledi ne yalan diyeyim :D

    YanıtlaSil
  3. Onca şey yazdık, aklınızda bir tek hemşire kaldı di mi? Bilinçli yaptım zaten, psikolojik test :p

    YanıtlaSil
  4. yok bari gitti gitti de helvasını yeseydin demi :)

    YanıtlaSil
  5. Yolda zaten görsem helvayı alır, cesedini orada bırakırdım. Akşama meze yapardık helvayı :))

    YanıtlaSil

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt