dört

Rujlu dudak karanlık odada kaçıyordu, bıyıklı dudak da peşindeydi. Dakikalardır sürüyordu kovalamaca. Rujlu dudak zamanın ve mekanın merkezindeydi. Sicim sicim kokan o rujun ardında bıraktığı ipliksi iz ise bıyıklı dudağı avına doğru amansızca sürüklüyordu. "Seni bulacağım!" diye haykırdı bıyıklı. Rujludan ses çıkmadı. "Dilimle geçeceğim üstünden!" dedi bu sefer. Yine karşılık alamadı. Bıyıklı dudakta sabır kalmamıştı. Bir an önce tarlaya dalıp, avuç avuç çilek toplamak istiyordu. Derken, kısa bir sessizliğin ardından, "Ananıski... Böcek mi lan o bastığım?" diye bağırdı bıyıklı. Hemen o anda tiz bir çığlık kopardı rujlu. Bıyıklı sinsice güldü, "Bağırmayacaktın tatlım, artık dudağının yerini biliyorum," dedi ve bir yarasa gibi atıldı sesin kaynağına doğru. Bıyıklı dudak, rujlu dudağı yakaladı, öptü, öptü, öptü... Öpüşürlerken zaman kaydı, zemin altlarında titredi ve birbirlerinden ayrıldılar. Dünya ilerledi, anılar silindi. Başlangıç hiç bu kadar can acıtıcı olmamıştı. Rujlu dudak karanlık odada kaçıyordu, bıyıklı dudak da peşindeydi.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt