on ve dokuz

Özlenen sevgili;

Ne yüzün kalmış geriye, ne sesin. Ne kokun, ne de tenin. Bana yine benden başkasını bırakmamışsın, bravo! Hatta hiç olmamışsın gibi şimdi her şey. Gittiğin gece, sen bu eve gelmeden önceki yerlerine taşımışsın tüm koltukları, tabloları. Yastıkta kokun kalmasın diye yıkamış da öyle gitmişsin. Sırf sen istedin diye söve söve alfabetik sıraya göre dizdiğim kitapları yine eskisi gibi yazarlarına göre ayırıp da gitmişsin. Hatta tüm ayraçları, sen o kitapları okumaya başlamadan önce durdukları sayfaların arasına geri koyup da gitmişsin. Sen var ya sen, anılarıma bile göz dikmişsin, ağlatan sevgili. Ya sen niye böyle yaptın, kayıp sevgili? Ne bir haber, ne bir ikaz. Sıfatını bile koyamıyorum şimdi: "eski" mi olmalısın, "dönecek" mi; "ayrılan" sevgili misin, yoksa "darılan" mı? Neye darıldın ki? Niye ayırdın kendini benden? Neden eskidin bana karşı sevgilim? Dönecek misin hem? Görüyorsun ya, her sıfatına soracak bir sorum var benim. Peki senin her sıfatını yüzüme karşı sırtında taşıyabilecek kudretin var mı, sevgili?

Dön artık, özlenen sevgili! Dönmeyeceksen de "Dönmeyeceğim," de; ben anılarını şimdiden gömerim öldüğümde gömüleceğim toprağa. Döneceksen de iki güne dön. Zira şimdi özlenensin. Yarın da özleneceksin. Ama öbür gün pazar. Kusura bakma, pazarımı seni özleyerek harcayamam.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt