yirmi ve yedi - kurmaca 2

Sağ elim boğazında, kürdan ağzımdaydı. "Sileceksin Banu'yu feysinden," dedim. Bebekleri korkunun silüeti tarafından ele geçirilmiş gözleri ben konuştukça ağzımın yan tarafında sallanan kürdanı izliyordu. "Seni bulamayacağımı mı sandın he, elimden kurtuldun mu sandın ha?" diye tükürüklerimi fışkırttım suratına. Zavallı şerefsiz Hakan suratına inecek yumruğumu Godot'u bekleyen Estragon gibi bekliyordu. Ben de o sırada suratına sallayacağım sol elimi meyhanelerdeki kadehlerde aradığım dudak izleri gibi aramaya başladım. Nereye gitmişti lan bu? Biraz etrafıma bakındıktan sonra kayıp elimin Banu'nun avuçları içinde olduğunu fark ettim. Ne zaman geldin sen kız, ne zaman tuttun elimi, diye düşünerek tatlı tatlı hülyalara dalmıştım ki Banu'nun cırlak sesiyle dönülmez akşamın ufkundan döner gibi döndüm hayallerden. "Bıktım artık bu kıskançlıklarından, yeter!" diye bağırdı Banu. Ona cevap vermeden Hakan'ın gözlerine dikildim yine. "Silecek misin?" diye sordum. "O silerse ben yine eklerim, bırak şunu, arkadaşım o benim," dedi. Kim diyecek, Banu tabii ki. "Lan, delirtme beni hatun!" diye köpürdüm. Ben köpürünce Banu'nun kankası Burcu koşa koşa gelip kafama saldırdı sopayla. Sopadan kaçayım derken Banu'ya yanlışlıkla kafa attım. Tokuşmanın çıkardığı gümbürtüye Selin uyanmış meğer, evinin penceresinden taksiye atlayıp gelmiş; olay mahalline vardığında hepimiz öylece, heykel gibi kalakaldık. Çünkü tam o noktada tıkanmıştım. Nasıl devam edecek bu kurgu derken, Hakan'ı dayadığım ağacın arkasından Osman çıkıverdi yine, "Selin'in sevgilisiymiş meğerse Hakan, öyle yap, öyle devam ettir öyküyü," dedi. "Tamam," deyip, Selin'e döndüm, "Sahip çık şu sevgiline," diye bağırdım. "Sana ne lan yavşak?" dedi bu. "Osman, beni dinlemiyor bu karakter," dedim. "Dinleteceksin, o senin karakterin," dedi. Osman'dan aldığım desteği içimde harlayarak, kafamı yiyen Banu'dan kurtulmuş olan sol elimle bir tane yapıştırıverdim Selin'e. Ona vurunca Osman ağlamaya başladı. "Lan olum sana ne oluyo?" diye sordum. "Ya bırak, ya, sıçayım senin yazarlığına!" deyip gitti. Hayda! Ben de o sinirle kapadım defteri, bıraktım yazmayı. "Ulan Hakan, yine kurtuldun, ama bir gün yine başlayacağım bu öyküye, ağzına sıçacağım olum!" deyip yatıp uyudum.

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt