otuz ve iki

Suskunluğum asaletimden değildi benim; yalnızlığı gücendirmemek içindi. Asil olan oydu, ben sadece yancıydım. Yalnızlık gelip benim dünyama hükmetmemişti çünkü, bendim ona misafir olan. Sonra sen gelip yıktın yalnızlığı, o koskoca dağ gibi korunağı sırf beni elde etmek için patlattın umarsız. İşgal ettin her boyutunu, parçaladın. Ve çok geçmeden tekrar onun yaralı kollarına bıraktın, o masum enkazın üzerine bir mum gibi diktin beni. Oysa kindardı yalnızlık, hesabını sorardı bunun. Hesabını SORUYOR bunun! Gel bir şey söyle en azından, "hepsi benim suçumdu," de, "mühendisi seksi bedenimle ben ayarttım, o hain değil," de, "o nankör değil," de. Yalnızlık beni dinlemiyor çünkü, bana inanmıyor, canımı yakıyor şimdi, misafiri değilmişim artık, tutsağıymışım, öyle diyor. Gel de temizle pisliğini kadın! En terbiyesizlerinden bir buket yapıp küfürler tüküreceğim suratına, yapamıyorum. Çünkü suskunum. Suskunluğum asaletimden de değil ha, bilesin; yalnızlık dilimi kopardığı için. Bu daha başlangıçmış hatta, onu da söyledi, daha nerelerimi koparacakmış, anlatmak istesem anlatmaya korkarım. Çok korkuyorum ulan! Aha, geliyor yine sopa! Gözlerimden akacak yine yalnızlığın dayağı. Bir şey de şuna kadın!

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt