elli ve altı

Tam çaydanlıktaki kaynar suyu içeceğim sırada kapı çaldı. Hayrola acaba, diyerek çaydanlığı tezgaha bırakıp kapıya gittim. Gelen kim olsa beğenirsiniz: Ayten'in benden sonraki sevgilisi Faik. Hemen içeri buyur ettikten sonra halini hatrını sordum. Kötüymüş çünkü Ayten bunu terk etmiş. Dedim, olur öyle. "Olmaz," dedi ve asabi bir şekilde odanın içinde volta atmaya başladı. Dedim, sakin ol. "Neye sakin olayım, neye?" diye bağırdı. "Bak kanka," dedim, "ben de tam intihar etmek üzereydim, gel beraber edelim istersen," dedim. "Harbi mi lan," dedi. Dedim, ayıpsın, şurda yirmi senelik kankayız, ne yalanımı gördün? "Tamam lan, edelim de Ayten de kahrından gebersin," dedi. "Geberir, geberir," dedim, "sen hiç merak etme." Verdim buna çaydanlığı, "dik lan," dedim. Başladı içmeye. O sırada yine kapı çaldı. Faik'i o halde bırakıp gidip açtım. Kim gelse beğenirsiniz: Ayten'in benden önceki sevgilisi Naim. "Naptın müdür," dedim. "Hiç sorma," dedi. Dedim, geç içeri geç, Faik de burda zaten. Girerken anlatmaya başladı, meğer Ayten bunu da terk etmiş. "E onu biliyoz zaten olum," dedim, "sonrasında da beni terk etti ya, hatırlasana." "Hadi ya," dedi, "Faik'i de mi terk etmiş yoksa," diye sordu. "Ne sandın, içerde şimdi, intihar ediyodu en son, herhalde ölmüştür artık," dedim. İçeriye baktık, hakkaten ölmüştü. "Sen de ölcen mi," dedim Naim'e. "Alırım bi acısız," dedi. Bir tencere su da ona kaynattım. Şerefsizler buldular tabii enayinin suyunu doğal gazını, bedavaya ölüyorlar. Hemen Ayten'i aradım, "gel, topla şu pisliğini," dedim, "intihar edicem, evde su kalmadı," dedim, "su da getir," dedim, "susadım amınakoyim," dedim. Önce kısa bir sessizlik oldu, sonra Ayten ne dese beğenirsiniz: "Ne intiharı be, Faik şu an benim yanımda, gerizekalı!" OHA! Üç saniyelik donuşun ardından ahize elimden kayarak yere düştü ve hemen koşarak odaya girdim. Yerde yatan adamlara baktım. Hakikaten ilk ölen kişi Ayten'in benden sonraki sevgilisi Faik değil, Ayfer'in benden önceki sevgilisi Faruk'tu. Diğerine baktım o da Ayten'in benden önceki sevgilisi Naim değil, Ayla'nın benimle beraber idare ettiği Saim'di. Alnımdan soğuk terler akarken gözüm aynaya ilişti. İlişmez olaydı, vah kesişmez olaydı. Zira ben de ben değil, Ayten'in benden sonraki sevgilisi Faik'tim. Ne oluyor lan böyle dememe kalmadı, yan tarafımda bir hareketlenme hissettim. Kafamı çevirdim, işte Ayten de orada, hemen dibimde, kollarını omuzlarıma dolamıştı. O, "neyin var sevgilim," diye sorarken kulaklarımı tıkayıp çığlıklar atarak mutfağa gittim. Çaydanlığı suyla doldurdum ve altını yaktım. Gözlerimi kapadım, kendi kendimle fısıldaşarak suyun fokurdamasını bekledim. Yaklaşık sekiz dakika sonra, tam çaydanlıktaki kaynar suyu içeceğim sırada kapı çaldı. Hayrola acaba, diyerek çaydanlığı tezgaha bırakıp kapıya gittim. Gelen kim olsa beğenirsiniz..

Bu Hİkayeyİ Sosyal Medyaya Aktar :

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

- Yüreğin yukarıdaki yazıya yorum yazmak istiyorsa lütfen sesini dinle, hem bedava!

- Profil seçiminde Adı/URL'yi seçerek sadece adını/nickini yazıp hızlıca yorumunu gönderebilirsin. İstersen Anonim'i seçerek daha da hızlı davranabilirsin; ve fakat kim olduğunu kimse bilmez senden başka. Yok, eğer Benim orda burda hesabım var argadaş, varsa boşuna mı var? dersen hesaplarından biriyle de girip yorumunu bırakabilirsin. Bana ne lan, yap işte bi' şeyler!

← Sonraki
Sonraki Kayıt
Önceki →
Önceki Kayıt